Salındıklarında çok çabuk yükseklik kazanan bu
kuşlara yerden kuş gösterildiğinde (pırıltı) kanatlarını
toplayarak dalarlar ve bu dalış süresince bir yada bir kaç kez
kanat kuyruk ekseninde pervane şeklinde dönerler.Bu ırkta ıslah
hedefi, yüksek hızda uzun mesafe dönüştür.
Dönüş esnasında kanatların duruşu kuştan kuşa
farklılık gösterir. Bazıları kanatlarını neredeyse vücutlarına
yapıştırarak dönerken, büyük bir kısmı dönüş esnasında kanatlarını
çeyrek açık tutarlar. Diğer bir kısmı ise kanatlarını oldukça
fazla açarak dönerler. Yandan bakıldığında kuşun her dönüşte
kendisini çevirttirdiği ve rollerlardan (dolapçılardan) farklı
olarak,dönüşler arası geçiş, çok hızlı dönüşlerde dahi açıkça
belli olur. En iyi dönüş 45 derecelik açıyla daldığında
görülebilir.Bu açıdan sapma dalış ve dönüş kalitesini olumsuz
olarak etkiler. Daha çok Denizli tarafında büyük bir ilgiyle
Dolapçılar ve dönekler yetiştirilmektedir.
Kümeste ürkek görünen bu kuşların aslında
kontrolleri çok kolaydır.Kümes önünde eğer bir kaç kuş varsa
yerden kolay kolay kalkmaz. Hatta isterseniz bir grup döneği bir
sopayla sürerek tanımadıkları yerlere dahi götürebilirsiniz.
Dışarıdan bir müdahale olmadığı sürece,yani onları aşırı derecede
ürkütecek bir şey olmadığı sürece uçmazlar.Ancak bu
özelliklerinden dolayı kötü uçucu oldukları sonucu çıkarılmasın.
Dönek yavruları diğer bir çok ırka nazaran daha çabuk uçmaya
alıştırılabilirler. Hiç uçmamış bir yavru kolayca uçan kuşların
ardından yükselebilir. İşte bu özellikleri nedeniyle genç kuşlar
ilk uçurulduklarında çok dikkat edilmesi gereken bir nokta var.
İlk uçuşlarında dahi diğer kuşları takip edip fazlaca
yükselebilirler ancak çoğunlukla aşağıdan kuş gösterildiğinde
diğer alışkın kuşlar gibi hızla aşağıya inememektedirler. Henüz
çevreyi de yeterince tanımadıkları için çok yüksekten fazla
açılmakta ve kaybolmaktadırlar. Hele hele çevrede başka kuşlar
uçuyorsa ve hatta yabani güvercin ve kumrular dahi yavrunun
şaşırmasına neden olabilirler. Bu durum da yavru kuşun yanında
daha önce uçan kuşların ürkütülerek yere inmeleri önlenmeli ve
mümkünse daha fazla kuş kaldırılmalıdır.
Buradan da anlaşılacağı gibi yavruların ilk
uçuşlarında çok yükselmeleri ve açılmaları engellenmelidir.Bu
amaçla fazla uzun süre uçmayan ve çok yükselmeyen başka ırktan
kuşlar kullanılabilir.Ancak bu yöntem dahi,daha önce belirttiğim
gibi eğer çevrede kuşların konsantrasyonunu bozacak başka kuşlar
varsa,risklidir. Yavru yitirmemenin diğer bir yolu erken
uçurmamaktır. Eğer ilk olarak 8-10 haftalık yaşta
uçurulurlarsa,yön bulma yetenekleri gelişmiş olacağından ve yerden
de olsa çevreyi daha iyi tanımış olacaklarından kaybolmaları
zordur. Bazı ırklarda ilk uçurmanın geç yaşta yapılması uçuş
kalitesini ve diğer yetenekleri (takla gibi) olumsuz yönde
etkilemektedir. Hatta bu ırklarda 8-10 haftalık yavruların 5-6
haftalıklara nazaran yalnızca havaya kalkmalarını sağlamak bile
güçleşir. Dönekler formda tutuldukları sürece ilk uçurma çok daha
geç yaşta yapılsa dahi sorun yaratmaz. Ergenleşmiş, yani 20-22
haftalık hayvanların dahi uçurulmarı çok kolaydır. Ancak bu
dönemde beslenmelerine dikkat edilerek yağlanmaları önlenmelidir.
Tüm uçucu kuşlarda olduğu gibi bu ırkta da
yemin sınırlı tutulması gereklidir. Yağlanma iyi uçan ve dönen
kuşlarda dahi dalış ve dönüş kalitesini olumsuz yönde
etkiler.Önerim kuşlar aç olduklarında bir öğünde yiyebilecekleri
yem miktarının sabah 1/3'ünü ve akşam 2/3'ünü olmak üzere iki
öğünde verilmesidir. Uçan kuşlara ağırlıklı olarak buğday
verilebilir. Buğdayla birlikte çok az miktarda kaliteli damızlık
yemi de verilmelidir. Kuşun kümese bağlanması yani çevreyi tanıma
turları bittikten sonra dalış ve dönüş alıştırmasına geçilebilir.
Bu amaçla alıştırılacak kuş tecrübeli bir kuşla uçurulmalıdır.
Kuşlar yeterli yüksekliğe ulaştıklarında ve ikisinin de
pozisyonları inecekleri yere aşağı yukarı 45 derece olduğunda
(rüzgar altında), önce herhangi bir işaretle (ıslık, düdük, mendil
sallama, el sallama vb.) dikkatlerinin yere çekilmesi gerekir. Bu
işaret bir süre sonra kuş için dalışa hazır ol anlamı kazanır.
Akabinde derhal kuş gösterilerek tecrübeli olan kuşun dalışa
geçmesi sağlanmalıdır. Çok geçmeden tecrübesiz olan da onu takip
edecektir. Eğer aynı anda ikiden fazla kuş uçurulursa,her ne kadar
toplu uçan kuşlar olmalarına rağmen hepsinin aynı anda pozisyon
almalarının sağlanması güçleşir. Havada nerede olurlarsa olsunlar
aşağıdaki kuşa (pırıltı) reaksiyon göstereceklerinden istenen
dalış ve dönüş sonucu alınamaz. Bazı yetiştiriciler bir kerede bir
kuş uçurmaktadırlar. Bu yöntemin avantajı kuşun kontrolünün çok
kolay olmasıdır. Ancak dezavantajda yalnız başına uçan kuşun
yeterli yüksekliğe çıkamamasıdır. Alıştırmada pozisyon aldıktan
sonra inecekleri yere yani kuş gösterilecek yere mutlaka bakmaları
sağlanmalıdır. Zira dalış ve dönüş kalitesi bu durumdan önemli
derecede etkilenmektedir. Dönekler uçarken onları iyi
izleyebilecek ve onlarında bizi iyi görebilecekleri bir yerde
durulmalıdır. Kuşlar uçarken onların bizi göremeyecekleri bir
yerde durmamız, daha sonra ortaya çıkıp pozisyon almalarını
beklemek boşunadır. Zira pozisyon al işareti kendimiz oluruz ve
kuşlar bizi görür görmez dalış için beklemeye başlar ve hatta
dalışa geçerler. Bu nedenle daima görünecek bir yerde bulunmalı ve
dalış için hazır ol işareti verilmelidir.
Orta irilikte ancak oldukça uzun sayılabilecek
bir güvercin ırkıdır.14 adet olan kuyruk telek tüyleri de
genellikle normalden uzun ve geniş sayılabilir.Bir çoğunda kuyruk
hafifçe,kelebeklerde olduğu kadar olmasa da ,çatı şeklinde iki
yana eğimlidir.Kanatlarını kuyruğun üzerinde taşıyan bu ırkta
kanatlar uca doğru biraz sivrice ve kanat açıklığı diğer bir çok
ırka nazaran bira daha geniştir (iki kanat ucu arası mesafe).Aynı
zamanda uzunca bir gagaya sahiptirler.Kısa sayılabilecek ayaklara
sahip olan bu kuşların duruşu neredeyse yere paraleldir.Türkiye'de
yetiştirilen döneklerde paça ve tepe görülmez.Son yıllarda sıkça
görülmeye başlayan paçalı yada tozluklu olanları, Makedonya
(Yugoslavya) döneği ile melezdir.Alaca ve düz her renkte görülen
bu güvercinlerde en yaygın renkler beyaz kafalı,kanat uçları beyaz
ve beyaz kafalı,kanat uçları ve kuyruk beyazdır.diğer tarafları
genellikle siyah, ondan sonra görülme sıklığına bağlı olarak
sırasıyla mavi (siyah şeritli) yada çakmaklıdır.En az
rastlanılanları kırmızı (ressesif) alacalardır.Beyaz kafalı ve
uzun kanat telekleri beyaz olanlarına İzmir yöresinde Baska,
ayrıca kuyruğu da beyaz olanlarına Galaca adı
verilmektedir.Renklerine göre şöyle adlandırılmaktadırlar; kara
galaca, kara baska,mavi galaca vb. Ressesif kırmızıları,ister düz
renkte olsunlar isterse alaca,çakal olarak
adlandırılmaktadırlar.Göz renkleri genellikle siyah olmakla
beraber,yabani göz rengi hariç,diğer göz renklerine de
rastlanır.Eşeysel olgunluk (kızgınlık),beslenmeye bağlı olmakla
beraber diğer ırklara göre biraz daha geçtir.Aynı zamanda
trichomonad ve paramixovirus gibi hastalıklara karşı daha
duyarlıdırlar.Yavrulara bakma özellikleri posta ve dewlaplara
nazaran kötüdür.Genellikle bir yuvadaki yavrular arasında belirgin
bir gelişme farklılığı görülür Ana yetiştirilme bölgesi
Türkiye'nin batısıdır.Buralardada çok yaygın olmamakla birlikte
bazı kentlerde neredeyse yalnızca dönek yetiştirilmektedir.En
fazla yetiştiricisi büyük kentlerden İzmir'dedir. İzmir'den sonra
Bursa'yı ve Denizli'yi sayabiliriz. Özellikle İzmir ve Bursa'da
başka ırklarda yaygın olarak yetiştirilmesine rağmen Denizli'de
neredeyse yalnızca dönek yetiştirilmektedir.İzmir ve Bursa'da en
çok göçmenlerce yetiştirilmektedirler.Bu illerin dışında Ege
kıyısında bazı ilçelerde,örneğin Ayvalık ve Trakya'da da Malkara
ve Keşan ilçelerinde hemen hemen yalnızca bu ırka rastlanmaktadır.
İstanbul'da da hemen her ırkın olduğu gibi çok az sayıda da olsa
yetiştiricisi mevcuttur
Salındıklarında çok çabuk yükseklik kazanan bu
kuşlara yerden kuş gösterildiğinde (pırıltı) kanatlarını
toplayarak dalarlar ve bu dalış süresince bir yada bir kaç
kezkanat kuyruk ekseninde pervane şeklinde dönerler.Bu ırkta ıslah
hedefi,yüksek hızda uzun mesafe dönüştür.Dönüş esnasında
kanatların duruşu kuştan kuşa farklılık gösterir. Bazıları
kanatlarını neredeyse vücutlarına yapıştırarak dönerken,büyük bir
kısmı dönüş esnasında kanatlarını çeyrek açık tutarlar.Diğer bir
kısmı ise kanatlarını oldukça fazla açarak dönerler.Yandan
bakıldığında kuşun her dönüşte kendisini çevirttirdiği ve
rollerlardan (dolapçılardan) farklı olarak,dönüşler arası geçiş,çok
hızlı dönüşlerde dahi açıkça belli olur.En iyi dönüş 45 derecelik
açıyla daldığında görülebilir.Bu açıdan sapma dalış ve dönüş
kalitesini olumsuz olarak etkiler Kümesde ürkek görünen bu
kuşların aslında kontrolleri çok kolaydır.Kümes önünde eğer bir
kaç kuş varsa yerden kolay kolay kalkmaz.Hatta isterseniz bir grup
döneği bir sopayla sürerek tanımadıkları yerlere dahi
götürebilirsiniz.Dışarıdan bir müdahale olmadığı sürece,yani
onları aşırı derecede ürkütecek bir şey olmadığı sürece
uçmazlar.Ancak bu özelliklerinden dolayı kötü uçucu oldukları
sonucu çıkarılmasın.Dönek yavruları diğer bir çok ırka nazaran
daha çabuk uçmaya alıştırılabilirler.Hiç uçmamış bir yavru kolayca
uçan kuşların ardından yükselebilir.İşte bu özellikleri nedeniyle
genç kuşlar ilk uçurulduklarında çok dikkat edilmesi gereken bir
nokta var.İlk uçuşlarında dahi diğer kuşları takip edip fazlaca
yükselebilirler ancak çoğunlukla aşağıdan kuş gösterildiğinde
diğer alışkın kuşlar gibi hızla aşağıya inememektedirler.Henüz
çevreyi de yeterince tanımadıkları için çok yüksekten fazla
açılmakta ve kaybolmaktadırlar.Hele hele çevrede başka kuşlar
uçuyorsa ve hatta yabani güvercin ve kumrular dahi yavrunun
şaşırmasına neden olabilirler.Bu durum da yavru kuşun yanında daha
önce uçan kuşların ürkütülerek yere inmeleri önlenmeli ve mümkünse
daha fazla kuş kaldırılmalıdır .
Buradan da anlaşılacağı gibi yavruların ilk
uçuşlarında çok yükselmeleri ve açılmaları engellenmelidir.Bu
amaçla fazla uzun süre uçmayan ve çok yükselmeyen başka ırktan
kuşlar kullanılabilir.Ancak bu yöntem dahi,daha önce belirttiğim
gibi eğer çevrede kuşların konsantrasyonunu bozacak başka kuşlar
varsa,risklidir.Yavru yitirmemenin diğer bir yolu erken
uçurmamaktır.Eğer ilk olarak 8-10 haftalık yaşta uçurulurlarsa,yön
bulma yetenekleri gelişmiş olacağından ve yerden de olsa çevreyi
daha iyi tanımış olacaklarından kaybolmaları zordur.Bazı ırklarda
ilk uçurmanın geç yaşta yapılması uçuş kalitesini ve diğer
yetenekleri (takla gibi) olumsuz yönde etkilemektedir.Hatta bu
ırklarda 8-10 haftalık yavruların 5-6 haftalıklara nazaran
yalnızca havaya kalkmalarını sağlamak bile güçleşir. Dönekler
formda tutuldukları sürece ilk uçurma çok daha geç yaşta yapılsa
dahi sorun yaratmaz. Ergenleşmiş, yani 20-22 haftalık hayvanların
dahi uçurulmaları çok kolaydır.Ancak bu dönemde beslenmelerine
dikkat edilerek yağlanmaları önlenmelidir.
Tüm uçucu kuşlarda olduğu gibi bu ırkta da
yemin sınırlı tutulması gereklidir.Yağlanma iyi uçan ve dönen
kuşlarda dahi dalış ve dönüş kalitesini olumsuz yönde
etkiler.Önerim kuşlar aç olduklarında bir öğünde yiyebilecekleri
yem miktarının sabah 1/3'ünü ve akşam 2/3'ünü olmak üzere iki
öğünde verilmesidir.Uçan kuşlara ağırlıklı olarak buğday
verilebilir.Buğdayla birlikte çok az miktarda kaliteli damızlık
yemi de verilmelidir.
Kuşun kümese bağlanması yani çevreyi tanıma
turları bittikten sonra dalış ve dönüş alıştırmasına geçilebilir.
Bu amaçla alıştırılacak kuş tecrübeli bir kuşla
uçurulmalıdır.Kuşlar yeterli yüksekliğe ulaştıklarında ve ikisinin
de pozisyonları inecekleri yere aşağı yukarı 45 derece olduğunda
(rüzgar altında), önce herhangi bir işaretle (ıslık, düdük, mendil
sallama, el sallama vb.) dikkatlerinin yere çekilmesi gerekir.Bu
işaret bir süre sonra kuş için dalışa hazır anlamı
kazanır.Akabinde derhal kuş gösterilerek tecrübeli olan kuşun
dalışa geçmesi sağlanmalıdır.Çok geçmeden tecrübesiz olan da onu
takip edecektir.Eğer aynı anda ikiden fazla kuş uçurulursa,her ne
kadar toplu uçan kuşlar olmalarına rağmen hepsinin aynı anda
pozisyon almalarının sağlanması güçleşir.Havada nerede olurlarsa
olsunlar aşağıdaki kuşa (pırıltı) reaksiyon göstereceklerinden
istenen dalış ve dönüş sonucu alınamaz.Bazı yetiştiriciler bir
kerede bir kuş uçurmaktadırlar.Bu yöntemin avantajı kuşun
kontrolünün çok kolay olmasıdır.Ancak dezavantajda yalnız başına
uçan kuşun yeterli yüksekliğe çıkamamasıdır.Alıştırmada pozisyon
aldıktan sonra inecekleri yere yani kuş gösterilecek yere mutlaka
bakmaları sağlanmalıdır. Zira dalış ve dönüş kalitesi bu durumdan
önemli derecede etkilenmektedir.Dönekler uçarken onları iyi
izleyebilecek ve onlarında bizi iyi görebilecekleri bir yerde
durulmalıdır.Kuşlar uçarken onların bizi göremeyecekleri bir yerde
durmamız,daha sonra ortaya çıkıp pozisyon almalarını beklemek
boşunadır.Zira pozisyon al işareti kendimiz oluruz ve kuşlar bizi
görür görmez dalış için beklemeye başlar ve hatta dalışa
geçerler.Bu nedenle daima görünecek bir yerde bulunmalı ve dalış
için hazır ol işareti verilmelidir.
Kaynak: www.geocities.com/denizli_guvercinleri