Araştırmalarında güvercinlere kolu gözden
kaybolup yeniden ortaya çıkan bir saat kadranı gösterilmekteydi.
Saatin kullanılmasındaki amaç güvercinlere zaman kavramını
aşılamak değil, düzenli ve önceden tahmin edilebilen bir hareketi
olan, gözden kaybolduğunda yeniden nerede ortaya çıkacağı
kolaylıkla bulunabilecek bir uyarıcı sağlamaktı. Bu da saatin
koluydu. Deneyde kullanılan saat kadranında, 12’ den başlayıp
saniyede 90 derecelik bir açı yaparak aynı hızda dönen tek bir kol
vardı. Araştırmacıların yaptığı düzenlemeye göre kol saat 3 ü
gösterdiğinde gözden kayboluyor, bir süre sonra başka bir noktada
yeniden ortaya çıkıyordu. Araştırmacıların cevabını aradığı soru,
saat 3 konumundayken gözden kaybolan kolun, eğer belli bir hızla
hareket ediyorsa belli bir süre sonra nerede ortaya çıkacağını
güvercinlerin bulup bulamayacağıydı. Başka bir değişle güvercinler
kolu görmedikleri halde nerede ortaya çıkacağını tahmin
edebilecekler miydi?
Neiwork ve Rilling yaptıkları deneyde , saatin
kolu için üç farklı hareket biçimi belirlediler. Bunların üçünde
de güvercin, saat kadranında 12 konumundan 3 konumuna sabit hızla
ilerleyen bir kol görünüyordu. İlkinde kol aynı sabit hızla
dönerek 12 konumuna geri dönüyordu. İkincisinde kol saat 3’ te
gözden kayboluyor, aynı hızla hareket etmesi halinde görülmesi
beklenebilecek 4:30 ya da 6 gibi bir konumda yeniden ortaya
çıkıyordu. Üçüncü seçenekte ise kol yine 3’ te gözden kayboluyor,
ancak aynı hızla hareket etmesi halinde yeniden görülebileceği
yerle ilgisi olmayan bir yer ve zamanda ortaya çıkıyordu. Yani
4:30 ya da 6 konumuna daha çabuk ya da daha yavaş ulaşıyordu.
Güvercinler için bir yemleme tuşu konmuştu ve
bu tuşu sadece, kendilerine gösterilen kadrandaki kol sabit bir
hızla döndüğü zaman gagaladıklarında yem alabiliyorlardı. Kolun
sürekli göz önünde olması ya da kaybolup yeniden ortaya çıkması
önemli değildi. Yani, güvercinler yukarıda anlattığımız, kolun üç
değişik hareket biçiminden ilk ikisinde tuşu gagaladıklarında yem
alacak şekilde eğitilmişlerdi. Ancak, gözden kaybolduktan sonra
belirsiz bir zamanda yeniden ortaya çıkan bir kol gösterildiğinde
(3.seçenek) tuşa ne kadar vursalar da yem verilmiyordu. Şaşırtıcı
ama, güvercinler bunu yapmayı öğrendiler. Güvercinlerin, saat 3
konumuna geldiğinde ortadan kaybolan bir kolla (2. ve
3.seçenekler) tüm dönüşü boyunca göz önünde olan bir kol
(1.seçenek) arasındaki farkı ayırt etmeleri bizi çok fazla
şaşırtmayabilirdi. Ama 1. ve 2. seçenek arasında bir benzerlik
bulunduğunu (kol gözden kaybolsa da kaybolmasa da sabit hızla
hareket etmektedir) ve bunların ikisinin de 3. seçenekten (kol
gözden kaybolduktan sonra farklı bir hızla hareket etmiştir, çünkü
beklenmeyen bir zaman ve yerde ortaya çıkmıştır) farklı olduğunu
anlayabilmeleri önemli bir başarıdır. Ve güvercinler bu başarıyı
sağlayabilmişlerdir. Peki şöyle bir olasılık yok mu?: güvercinler
kolun daha önceki hareketine bakarak ileriyi gerçekten tahmin
etmeyip, sadece kolun üç ayrı hareket biçimindeki özelliklerini
öğrenmiş olamazlar mı? Belki de şunlara benzer kurallar
öğrenmişlerdir: ‘eğer kol sürekli göz önündeyse tuşu gagala ve
yemini al’ (1.seçenek), ‘eğer kayboluyor ve iki saniye sonra
kadranın altında yeniden ortaya çıkıyorsa gagala ve yemini al’
(2.seçenek) ve ‘eğer kol ortadan kayboluyor kadranın altında iki
saniyeden az ya da uzun bir zamanda ortaya çıkıyorsa gagalama.’ Bu
üç kural, gerçek öyle olmasa da güvercinlerin kolun konumunu doğru
olarak öncede tahmin edebildikleri izlenimini yaratmalarına imkan
verecektir. Burada önemli olan, hedefin değiştirilerek duruma bir
yenilik getirmesi ve böylece eski kuralların bozulması durumunda
ne olacağıdır.
Şimdi varsayalım ki saatin kolu daha önce
olduğu gibi yine saat 3 konumunda gözden kayboluyor ve kadranda
güvercinlerin daha önce hiç görmediği bir yerde yeniden ortaya
çıkıyor. Bu durumda güvercinler sabit bir hızla hareket eden bir
kolla belirsiz bir hızla ilerleyen kolu birbirinden ayırt
edebilirler mi? Evet edebilirler. Güvercinler, görünmeden
ilerlediğinde saniyede 90 derecelik sabit hıza uygun bir yerde
(örneğin, saat 5 ya da 7) ortaya çıkan kolla aynı yerde ortaya
çıkabilmek için daha hızlı ya da yavaş hareket etmesi gereken kolu
derhal ayırt etmişlerdir.
Böylece görüldü ki güvercinler kolun yeniden
ortaya çıkışındaki gecikmeyi fark etmekle kalmıyor, aynı zamanda
bu gecikmenin kolun gözden kaybolmadan önceki hızıyla uyumlu olup
olmadığını da fark ediyorlardı. Bunu yapabilmek için kolun görüş
alanı dışında olduğu zaman içindeki hızını tahmin ederek , belli
bir gecikme sonunda yeniden nerede ortaya çıkabileceğini
çözümlemiş olmaları gerekir. Dünyanın içsel bir görüntüsüne sahip
olmak ve bunun üzerinde değişiklikler yapabilmek –bu durumda hızın
sabit olduğu varsayımıyla kolun hareketini önceden tahmin
edebilmek- ise daha önce de belirlediğimiz gibi düşünmenin ilk
adımıdır.
Marian Stamp Dawkins
Hayvanların Sessiz Dünyası
Tübitak Popüler Bilim Kitapları. sy;162