Ancak Oryantallardan farklı olarak bu ırkta
14-18 telekten oluşan kuyruk dik olmayıp genellikle kanatlar
kuyruğun üzerinde taşınır. Kanatları kuyruk yanında, birini kuyruk
altında ya da ikisini de kuyruk altında taşıyan kuşlara
rastlanmaktadır.
Böyle bireyler genelde melez hayvanlardır. Zira
son yıllarda Balkan Ülkelerinden bir çok güvercin ırkı ithal
edilmiştir. Melezlenme etkisi kısalan gagalardan da belli
olmaktadır. Safkan (saf irk) hayvanlarda gaga orta boydadır. Bu
irkin yalnızca düz beyaz, siyah, siyah şeritli dumanlı mavi,
kırmızı ve nadir olarak sarı ve dumanlı çakmaklı renkleri
mevcuttur. Mavilerine küllü, çakmaklılarına;tekir; ve sarılarına
;kanarya adı verilmektedir. Renkli kuşlarda beyaz tüylerin
olmaması konusunda yetiştiriciler çok duyarlıdırlar. Gaga rengi
tüm tüy renklerinde beyaz olup, ucunda kusun tüy rengine bagli bir
leke olur. Mavilerde mor gaga rengine de rastlanılmaktadır.
Beyazlar haricinde hepsinde göz rengi açıktır. Beyazlarda sadece
siyah gözlülere rastlanır. Orta uzunluktaki bacaklar tüysüzdür. Bu
konuda da yetiştiriciler çok duyarlıdırlar. O kadar ki, yuvadaki
yavruların ayaklarında geçici çok küçük tüylerin görülmesi (Bu
tüyler genellikle yavruluk tüy değişiminde dökülmekte ve yerlerine
yenileri gelmemektedir.), diğer özellikleri bakımından ne kadar
mükemmel olurlarsa olsunlar damızlıkta kullanılmazlar. Bu ırkta
tepeli veya tepesiz kuşlar görülmektedir. Tepe ensenin altından
başlamalı, enseyi iyi sarmalı ve iki yanında, aşaği yukarı kulak
altında belirgin tepe gülleri görülmelidir. Tek tarafta gül, yarık
görünüm, ensede yukarıdan başlayan tepe ve dar tepeli kuşlar
damızlıkta kullanılmazlar. Her rengin kendi rengi ile
çiftleştirilmesi konusunda yetiştiriciler duyarlı olduklarından
renkler arasında belirli bir yapısal farklılık göze çarpar. Bu
durum özellikle beyazlar için geçerlidir. Zira renkli kuşlarin
aralarında çiftleştirilmelerinden yine düz renkli yavrular elde
edilmektedir. Dolayısıyla bu tür çiftleşmeler nispeten tolere
edilmektedirler. Ancak çiftlerden birinin beyaz olması durumunda
yavrular alaca olmaktadır.
Bu kuşlar çok ürkektirler. O kadarki kümese
girdiğinizde sizi sesleriyle karşılarlar ve birini yakalamaya
kalktığınızda duvarlara tırmanırlar. Bu ırkın yetiştiricileri iyi
uçuş özelliğine sahip güzel kuşlar yetiştirmeyi amaç
edinmişlerdir. Ancak son yıllarda dış görünüşe daha fazla ağırlık
verildiği için bu güvercinlerin uçuş özellikleri gerilemiştir.
Daha öncede andığım gibi, Balkanlardan getirilen ve melezlenen
kuşların gösteri kuşları olmaları bu olguyu hızlandırmıştır.
Eskiden uçuş özellikleri görünümlerinden önce gelirdi. Uzun,
yüksek uçan ve sık sık takla (makara) atmayan ancak kaliteli takla
(makara) atan kuşlara değer verilirdi. Eskiden toplu halde
yükselen hatlara rastlanılırdı ve bunlar belli bir yükseklikten
sonra önce birisi kendisini ip gibi takla atarak aşağıya salar,
bunu diğerleri izlerdi. Aynen bir çok örümceğin iplikleri ile
kendilerini aşağıya salmasına benzerdi. 10-20 metre döndükten
sonra tekrar toparlanırlar ve yükselirlerdi.Bazen yetiştiriciler
kuşlarını dönüş için teşvik etmek amacıyla bir gurup (filo) daha
salarlardı. Bazen de 40-50 gibi çok sayıda kus salınırdı. Bunlar
havada beşer ya da onarlı guruplarda buluşurlar ve bir birlerinden
bağımsız olarak farklı yüksekliklerde uçarlardı. Bu ırkın
ürkekliğinden başka diğer kötü bir özelliği kuş gösterilmesine
reaksiyonlarının az olması hatta tamamen görmezlikten gelmeleri.
Dolayısıyla yönetilmeleri biraz zordur. Günümüzde azda olsa halen
uçuş özelliklerini hedef edinen kuşçular bulunmaktadır. Öyle ki bu
ırk altında halen 3 ile 5 saat arasında, nokta yüksekliğinde uçan
ve yükselten dönen (makara) kuşlara rastlanılmaktadır.
ARAŞTIRAN VE DERLEYEN
DR. TÜRKER SAVAŞ